Altinkafes

tema ve ps calismalari
 
AnasayfaKapıTakvimSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 İnsanın Ölüm Anındaki Hâli

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mehmet resat
supermod
supermod
avatar

Mesaj Sayısı : 1000
Yaş : 67
Kayıt tarihi : 06/03/12

MesajKonu: İnsanın Ölüm Anındaki Hâli   Salı Kas. 13 2012, 16:48

İnsanın Ölüm Anındaki Hâli




İmâm-ı Gazâlî
hazretleri, insanın ölüm ânındaki hâlini, rûhun bedenden ayrılışını
şöyle anlatmaktadır: “Allahü teâlâ, insanı hayâtı boyunca, dünyâda
durdurur. Belli olan eceli gelinceye, rızkı tükeninceye ve ezelde
takdîr edilmiş olan amelleri bitinceye kadar, dünyâda durur. Dünyâdaki
ölümü yaklaştığı vakit, dört melek gelir. Bunların biri, rûhunu sağ,
diğeri sol ayağından ve biri sağ diğeri sol elinden çekerler. Çok defa,
rûhu gargara hâline gelmezden evvel melekler âlemini görmeye başlar.
Melekleri, yaptıkları işlerin hakîkatini, âlemlerinde durdukları hâl
üzere görür. Çok defa da, gördüğü şeyleri, şeytânın bir işi zanneder.
Lisânı tutuluncaya kadar hareketsiz kalır.
Bu hâlde, yine melekler rûhunu parmak uçlarından çekerler. Soluğu ise,
sanki saka kırbasından su boşalır gibi, gırıl gırıl öter. Fâcirin rûhu
da yaş keçeye takılmış olan diken çekilir gibi çıkarılır ki, bunu
Peygamber efendimiz haber vermiştir. Bu hâlde ölü karnını diken ile dolu
zanneder. Rûhunu da, sanki bir iğne deliğinden çıkıyor, gök yere
bitişiyor ve kendisi arasında kalıyor zanneder. Hazret-i Kâ’bdan, ölüm
nasıl oluyor diye suâl olununca, cevabında; ‘Bir diken dalını bir
kişinin içerisine koymuşlar. Ve kuvvetli bir kimse onu çekiyor.
Kestiğini kesiyor, kalan kalıyor gibi buldum’ buyurmuştur. Peygamber
efendimiz de buyurdu ki:
(Elbette ölüm acılarından birinin şiddeti, üçyüz kere kılınç vurmaktan daha şiddetlidir.)
BEDENİ TERLER, DİLİ TUTULUR!
İşte bu zamânda insanın bedeni terler. Gözleri süratle iki tarafa
gider. Burnunun iki tarafı çekilir. Göğüs kemikleri kalkar, soluğu
kabarır, benzi sararır.
Rûhu kalbe gelince dili tutulur. Hiç kimse rûhu göğsüne gelmişken konuşamaz. Bunun iki sebebi vardır:
Biri, iş gâyet büyük olduğundan, göğüs nefeslerle sıkışıp, daralmıştır.
İkinci sebebi de, ses akciğerlerinden dışarı çıkan havanın hareketinden
hâsıl oluyordu. Bu soluk ise kalmadı. Nefes alıp veremediği için,
bedenin harâreti kalmaz, soğur.
Rûh çekilip, son bağı kopacağı zamân, kendisine birçok fitneler ârız
olur. Bu fitne, iblisin, yardımcılarını o kimseye musallat etmesidir.
Ölmekte olan kimseye gelirler ve onun anası, babası, kardeşi, sevdiği
kimselerden vefât etmiş olanlar sûretinde görünürler ve ona derler ki:
‘Ey filân! Sen ölüyorsun. Biz, bu hâlde seni geçtik. Sen Yahûdi dîninde
olarak, yahut sen Hıristiyan olarak öl!’ derler. Böylece, her
milletin dinlerini ona söylerler. O zamânda, cenâb-ı Hakkın
şaşırmasını dilediği kimse şaşırır. İşte bu; (Ey bizim Rabbimiz! Dünyâda iken bize îmân verdiğin gibi, ölürken de kalblerimizi şaşırtma) meâlindeki Âl-i İmrân sûresinin 8. âyet-i kerîmesinin haber verdiği hâldir.
Cenâb-ı Hak bir kuluna hidâyet ve îmânda sebâtını dilerse, o kimseye
rahmet-i ilâhiyye gelir. Rahmet-i ilâhiyye, şeytânı uzaklaştırıp,
hastanın yüzünden o yorgunluğu giderir. O zamân insan ferahlar, güler.
Bâzı kimseler, ayakta namâz kılarken, bâzısı uykuda, bâzısı, bir şeyle
meşgûl iken, bâzısı da, oyunlara dalmış iken, ansızın vefât eder.
Ölünün his duygularından en son kaybedeceği şey işitmesidir. Zîrâ rûh
kalbden ayrıldığı vakit yalnız görmesi bozulur. Fakat işitmek, rûh
kabzoluncaya kadar kaybolmaz. Bunun için Peygamber efendimiz; (Ölüm hastalığında olanlara şehâdeteyn-i kelimeteyn ki, “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullahtır. Bu kelimeyi telkin ediniz!) buyurmuştur.
Eğer ölünün ağzından tükrüğü akmış, dudağı sarkmış, yüzü kararmış, gözü
dönmüş ise, bilmiş ol ki, o şakîdir. Âhiretteki şekâvetini görmüştür.
Eğer görür isen ki, ağzı açık, sanki gülüyor, yüzü gülümsiyor, gözü
dahî kırpık gibidir. Bilmiş ol ki, o kimse âhirette kavuşacağı sürûr
ile müjdelenmiştir.”
BİR GÜN ELBET ÖLECEKSİN!..
Netice olarak insan, her canlı gibi, doğar, büyür ve ölür. Ölmek yok
olmak değildir, bir evden diğerine geçmek gibidir. İmâm-ı Gazâlî
hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Keyfine göre yaşa! Fakat bu yaşaman uzun sürmeyecek, bir gün elbette
öleceksin. Gece gündüz düşündüğün, sımsıkı sarıldığın lezzetlerden
elbette ayrılacaksın. Dünyânın nesini seversen sev, hepsine vedâ
edeceksin! Elinden geleni yap! Fakat unutma ki, her yaptığının hesâbını
vereceksin!”

Kaynak : Osman Ünlü

**
[Resimleri sadece adminler görebilir.]


[Resimleri sadece adminler görebilir.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.asiluydu.com
Minik SeRCe
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4290
Kayıt tarihi : 04/10/08

MesajKonu: Geri: İnsanın Ölüm Anındaki Hâli   Çarş. Kas. 14 2012, 16:43


**
[Resimleri sadece adminler görebilir.]

[Resimleri sadece adminler görebilir.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://altinkafes.eniyiforum.net
 
İnsanın Ölüm Anındaki Hâli
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Altinkafes :: Biyografi :: Dinimiz-biografi-
Buraya geçin:  
Bedava forum | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz bir blog yaratın