Altinkafes

tema ve ps calismalari
 
AnasayfaKapıTakvimSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sabreyleyen Belâdan Kurtulur

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mehmet resat
supermod
supermod
avatar

Mesaj Sayısı : 1000
Yaş : 67
Kayıt tarihi : 06/03/12

MesajKonu: Sabreyleyen Belâdan Kurtulur   Salı Şub. 26 2013, 09:46

Sabreyleyen Belâdan Kurtulur




Ecel
gelince, ileri ve geri gitmez, insanın ömrü değişmez. Çok olur ki,
ölüme sebep olan herhangi bir şeyden sakınmak veya kaçmak, ölüme sebep
olabilir. Sebeplere yapışmak, tehlikeli şeylerden uzaklaşmak emredildiği
için, emri yerine getirmek için tedbire yapışılır. Fakat bütün
tedbirlere rağmen, bir sıkıntı veya bir belâ gelmiş ise, bunlara
sabredilir. Çünkü hadis-i şerifte; (Sabreyleyen, belâdan kurtulur)
buyurulmuştur.
Şecâatin, kahramanlığın temeli, Allahü teâlânın
takdîrine râzı olmak, Ona tevekkül etmek, Ona güvenmektir. Allahın
arslanı, şecâat nehirlerinin kaynağı olan hazret-i Alî; "Ölümden kaçmak,
şu iki gün doğru olmaz. Ecel geldiği gün ve gelmediği gün. Ecel
geldiyse kaçmak fayda vermez, gelmedi ise, tedbîr uygun olmaz!"
buyurmuştur.
Mâlını, mevkisini kaybettiği veyâ düşman eline esîr
düştüğü için intihâr eden, kendini öldürenlerde şecâat değil, korkaklık
vardır. Şecâat sâhibi olan, dertlere, belâlara göğüs gerer, dayanır,
sabreder. Ölümü tercih edenler, ölmekle sıkıntıdan kurtulacaklarını
sanırlar. Halbuki bunlar, ölünce dahâ çok sıkıntılara, acılara
düşeceklerini bilmiyorlar. Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri buyuruyor ki:
"Halinizden
şikâyette bulunmayın. Sabredin, feryâd etmeyin. Doğruluk üzere devâm
edin. İsteyin, istemekte bıkkınlık göstermeyin. İçinde bulunduğunuz
istenmeyen hâllerden dolayı ümitsizliğe düşmeyin. Dâimâ ümitli olun.
Birbirinize düşman değil, kardeş olun. Birbirinize buğz etmeyin. Allahü
teâlâya, rızâsı için yapılan sabırlar ve tahammüller, aslâ karşılıksız
kalmaz. Onun için sabrediniz, mutlaka, senelerce bu sabrın mükâfâtını
görürsünüz. Ömrü boyunca kahraman lakabıyla meşhûr olan, bu lakabı, bir
ânlık cesâreti netîcesinde kazanmıştır. Allahü tealâ Kur'ân-ı kerimde
Bekara sûresinin 153. âyetinde meâlen; (Şüphesiz ki, Allah sabredenlerle
berâberdir) buyuruyor."
Eceli gelen hastanın ölümüne mâni olunamaz.
Ancak, ölüm hastasının istiğfâr okuması, hastalığın vereceği acıları,
ağrıları gidereceği kitaplarda yazılıdır. Ahmed bin Abdurrahmân
hazretleri vefatından önce hastalanır. Kendisine hâlinin nasıl olduğu
sorulunca; "Dünyâya düşkün olanlar, dünyâ nîmetlerinden lezzet aldıkları
gibi, sâlihler de, Allahü teâlâdan gelen belâ ve musîbetlerden öyle
lezzet alırlar" buyurur.
Bir kimse, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
hazretlerine gelerek, geçim darlığından şikâyette bulunur. Bunun üzerine
Mevlânâ hazretleri o kimseye;
-Eğer sana, âzâlarından, organlarından birini kesip, yerine bin altın verelim deseler râzı olur musun? diye sorar. O da;
-Hayır, râzı olmam diye cevap verir. Bunun üzerine Mevlânâ hazretleri;
-Ey
kardeşim! Mâdemki râzı olmazsın, niçin geçim sıkıntısından şikâyette
bulunursun? Fakirim diyorsun, bu kadar altından daha kıymetli âzâların,
organların var iken, vücûdun sıhhatte ve âfiyette iken, niçin bunları
sana bedâvadan ihsân eden Allahü teâlâya şükretmiyorsun? Allahü teâlâ;
İbrâhim sûresinin 7. âyetinde meâlen; (Nîmetlerimin kıymetini bilir,
emrettiğim gibi kullanırsanız onları arttırırım) buyurmaktadır, buyurur.
GAMLARIN EN BÜYÜĞÜ!..
Muhammed Ma'sûm Farûkî hazretleri, bir talebesine hitaben buyuruyor ki:
"Allahü
teâlâ, zâlimlerin şerrinden, zararlarından muhâfaza eylesin! Belâ,
Allahü teâlâdan gelir ve kurtaran da, Odur. Her birinin belli vakti
vardır. Vakitlerini değiştirmek mümkün değildir. Şikâyet, fayda vermez.
Ona ilticâ, duâ edilirse, hiç gam kalmaz. Duâ etmemek, gamların en
büyüğüdür. Duâ edenleri sever. Duâya, yani Onun sevmesine sebep olan
dertleri, belâları, ni'met bilmelidir."
Netice olarak, her musîbete
ve belâya sabretmek, şikâyet etmemek lâzımdır. Zîrâ, sabrı bulunmayan
insanların dinleri kolaylıkla helâk olur. Dert ve belâ çekenlere değil,
sabredenlere, bunları Allahü teâlâdan bilip, Ona yalvaranlara sevâp
vardır. Allahü teâlâ hadîs-i kudsîde buyuruyor ki:
(Ey Âdemoğulları!
Bir kimse benim kazâma râzı olmaz ve benim gönderdiğim belâlara
sabretmez, verdiğim ni'metlerime şükretmez, ihsân ettiğim dünyâ
ni'metlerine kanâat etmezse, başka bir Rab arasın. Ey Âdemoğlu! Bir
kimse gönderdiğim belâya sabrederse, benden râzı olmuş, rubûbiyyetimi
tasdîk etmiş olur.)
--------------
Osman Ünlü

**
[Resimleri sadece adminler görebilir.]


[Resimleri sadece adminler görebilir.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.asiluydu.com
 
Sabreyleyen Belâdan Kurtulur
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Altinkafes :: Biyografi :: Dinimiz-biografi-
Buraya geçin:  
forum kurmak | Sanat, Kültür ve Hobiler | Kültür | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir blog yaratın